Telekomun google ve youtube erşimleri ile ilgili yaptıklarından sonra sanırım erişim için attığımız taklaları blog’ta paylaşmanın vakti geldi. Çok büyük taklalar olmasada “ne gereği vardı” sözünü söyletiyor insana. Buyrun bakalım;
Geçen gün bilgisayara windows 7 yükledim ve tekrar grub2′yi aktive edene kadar karnım çatladı
Ubuntu 10.04 cd ile bilgisayarı açıp update-grub komutu hiç bir işe yaramıyor. Bazen menu.lst’li günleri özlüyorum Herneyse internette aramalarım sonucunda grub2′yi tekrar yükledim. Bu bilgiyide blogumda tutarak tekrar böyle bir şey ile karşılaşırsam direk bakacağım yer hazır
Bilgisayarı ubuntu cd’si ile açıyoruz. terminali açıp root yetkileri aldıktan sonra (bilmeyenler için bunu yapmanın yolu “sudo -s” komutudur) “fdisk -l” komutu ile partitionlarımızı listeliyoruz. Buradan linux’un yüklü olduğu partition /dev/sdxx değerine bakıyoruz ve bunu bir yere not ediyoruz.
Device Boot Start End Blocks Id System
/dev/sda1 * 1 6448 51793528+ 7 HPFS/NTFS
/dev/sda2 6449 9125 21503002+ 83 Linux
/dev/sda3 9126 30401 170899439+ 5 Extended
/dev/sda5 * 9126 17757 69336508+ 83 Linux
/dev/sda6 17758 18000 1951866 82 Linux swap / Solaris
/dev/sda7 18001 30401 99611001 7 HPFS/NTFS
Buna benzer bir çıktımız olacak. Benim disk tablomda sda5 linuxun bulunduğu partition. Terminalden
mount /dev/sda5 /mnt
komutu ile sda5′i mnt’ye mount ediyoruz. Ardından
grub-install --root-directory=/mnt/ /dev/sda
komutu ile grubumuzu tekrar kavuşmuş oluyoruz. Bu işlemlerin ardından bilgisayarı yeniden başlatıp, yüklü olan linux ile boot edip terminalden update-grub yapmanızda iyi olur bence. Atladığım bir yer yoksa grubunuz mbrde yer almış olması lazım…
Ubuntu’nun bu sürümünde pek çok kişinin hoşuna gitmeyecek bir yenilik var. Pencereler üzerindeki, normalde sağ tarafta duran büyütme-küçültme-kapatma düğmeleri bu sürümde sol tarafa alınmış… Dediğim gibi, bu değişikliği pek çok kişi yadırgayacaktır. Ama neyse ki pencere düğmelerini eski haline getirmenin yolu var. Eğer pencere düğmelerini, eskiden olduğu gibi sağ tarafa almak isterseniz şu yolu takip edin:
1. ALT+F2 tuşlarına basın.
2. Açılan pencerede “gconf-editor” komutunu verin (tırnaklar yok).
3. apps > metacity > general yolunu takip edin.
4. Sağ taraftaki menüde “button layout” anahtarını bulun ve buna çift tıklayın.
5. Oradaki değeri “menu:minimize,maximize,close” olarak değiştirin (tırnaklar yok).
6. “Tamam”a basıp pencereyi kapatın.
Eğer çarpı tuşunu küçültme ve büyütme düğmelerinden biraz ayırmak isterseniz yukarıdaki değeri “menu:minimize,maximize,spacer,close” şeklinde yazabilirsiniz. Buradaki “spacer” parametresi kapama düğmesini öteki düğmelerden ayıracaktır.
Cep telefonu ve tabletler gibi taşınabilir cihazlar için Google tarafından geliştirilen Android işletim sistemini iPhone’da çalıştırabildiler!
Android işletim sistemiyle ilgili gelişmeleri oldukça yakından takip etmeye çalışıyorum. Bugün karşılaştığım bir haberde de Android işletim sisteminin Apple iPhone’un 2G modelinde kurulabildiğini ve bir çok özelliğinin kullanılabildiğini öğrenmiş olduk.
Son zamanlarda blog’ta ne kadar çok video paylaştım yaw!! İşin kötü tarafı hepsi youtube kaynaklı olduğu için birçok insan izleyemiyor, ama paylaştıklarımda paylaşılmıyacak gibi değildi yani…
Herneyse sadete gelelim. Geçen gün bir kitap aldım. Bende fazlasıyla kitap hastalığı var. Kitap evlerine girdiğim zaman kendimi kaybediyorum. Daha doğrusu bilgisayar kitapları kısmında kendimden fazlasıyla geçiyorum. Diğer okuma kitaplarında daha önceden incelemeler yapıp gidip direk alıyorum, yani reyonuna gidip teker teker bakmıyorum… Türkiyede bilgisayar kitapları konusunda ciddi bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Tükçe çevirilere yanaşılmamakla beraber, Sıfırdan türkçe yazılan kitaplarda ise sadece iki elin on parmağı olamayacak kadar kaliteli kitap var. Kaliteli olanları kaçırmadan alıp arşivliyorum, tabi fırsatım oldukça.
Konuyu fazlasıyla dağıtmadan aldığım kitabı değerlendirmeme gelmek istiyorum. Kitabın adı “Bilişimin Karanlık Yüzü”, baya bir inceledim. Kitaba genel olarak bakınca güzel ve kaliteli bir kitap. Bir eksiği varki, sanki içerik tanıtım amaçlı olmuş gibi. Şu program şu işe yarıyor tarzında. Bu denli kısa anlatılmasına karşın kitap dörtyüz küsür sayfa. Bir yandanda yazara hak veriyorum, direk derinlemesine girip anlatım olsaydı kitap değik set halinde ve ansiklopedi olarak satışa sunulması gerekir. Bundan ziyade kitap kapıyı uzaktan gösterip, kapıya gitmeyi, açmayı ve yolu yürümeyi kendin yapman lazım.
Uzun lafın kısası kısmına geçtik. Kitap güzel herkese tavsiye ederim, ancak aşırı bir beklenti içinde olmayın… Arşivlerime girmesini istediğim bir kitaptı ve girdide.